Kakül, hepimizin aklının -ya da alnının- bir köşesinde gününü bekleyen; hayatımızın bir döneminde gözlerine doğru süzülecek olan şaç modeli. Can sıkıntısı, depresyon, değişiklik ihtiyacı gibi etkenler kakül planlarınızı hayata geçirmeyi tetiklese de, kakül sahibi olmadan önce bilmeniz gerekenler var. Bu konuyu çocuk sahibi olmak ya da evcil hayvan sahiplenmek kadar ciddi bir karar olarak düşünün!

Hayatının hatırı sayılır bir döneminde kakül kullanmış biri olarak, sanıyorum ki tüm sorularınız cevabı bende.

Kakül bir dönem moda olur, kestirenleri görüp teşvik olabiliriz; ancak konuyu enine boyuna tartmakta fayda var. Çünkü kakül ciddi bir çaba ve emek gerektiren bir saç modeli. Yüz şekli, saçın cinsi bir kenara herkese uygun farklı kakül modelleri bulunuyor. İnce, full ya da uzun kakül modelleri tarzınıza ve yüz şeklinize göre farklılık gösterecektir. En popüler modeller herkes için uygun olmayabileceğinden, bu işe en güvenli modellerle başlanmalı.

Kakülü Korumak: Kuaförünüzün yolunu aşındırmaya hazır olun!

Kakül kullanmanın en zor yanı düzenli olarak kısaltılması gerekmesi. Kullandığınız model ve uzunluğa göre bir ya da iki haftada bir mutlaka dokunulması gerecektir; ki bu da düzenli olarak kuaförünüzün yolunu aşındırmak anlamına geliyor. Bu durum, hem ekonomik olarak hem de vakit bulmak açısında zorlayıcı olabilir. Eliniz makas tutabiliyorsa ne ala! Bir kaç başarısız denemeden sonra kendi kaküllerinizi evde kısaltmak mümkün -benim tercihim her zaman bu olmuştur-.

Kakül Bakımı: Şekillendirmek ve temizlik

Eğer daha önce kakül kullanmadıysanız ilk dönemlerde şekil vermekte zorlanabilirsiniz. Elbette zaman içinde saçınız da bu modele alışacak ve işler kolaylaşacak.

Saç yapısı yağlanmaya müsait ya da yağlı cilt sahipleri için kakülü temiz tutmak da diğer bir zorlayıcı etken. Her gün yıkayarak şekil vermekte bir sıkıntı görmesem de özellikle yaz aylarında, gün içinde istenmeyen bir görüntüye ulaşabiliyor maalesef. Bu noktada çantadan eksik edilmeyen minik bir ayna, yağ emici kağıtlar veya peçeteler en yakın arkadaşınız oluyor.

Yaşam Tarzınızla Gerçekten Uyumlu mu?

Kırmızı halıda ya da instagramda mükemmel bir şekilde görünen kakül modellerinin günlük yaşam stilinize gerçekten uyumlu olup olmadığını iyi tartmak gerek. Kakülünüzün bakımı için ciddi bir zaman ayırmaya müsait olup olmadığınıza karar vermelisiniz. Günlük şekillendirme ve kesim için vakit bulabileceğinizden emin olun. Haftanın bir çok gününü spor salonunda geçirdiğinizde kaküllerinizde vakit ayırmak işkenceye dönüşebilir.

Sıklıkla evde bulunuyorsanız veya evden çalışıyorsanız, kakülleriniz çoğunlukla bir bandana ile geriye yatırılmış olacaktır. Saçınızın bir yöne doğru gitmeye alıştığını ve onu eğitmeniz gerektiğini unutmayın. Topladığınız ya da kullanmadığınız kaküller, istediğiniz anda istediğiniz performansı veremeyecektir.

Sizin için kakül devri kapandığında: Kakülü uzatma evresi!

Hepimiz bir gün kakülden sıkılıp artık uzamasını isteyeceğimizi biliyoruz. Kuaför sandalyesinde ilk makas atıldığı an dahi bu fikri kabul etmek gerekiyor. Gün gelip kaküllerinizi uzatmak istediğinizde… işte gerçek sıkıntının başladığı dönem bu. Hızlı uzayan saçlara sahip de olsanız, suratınızın önündeki o kısa saçlar bir türlü uzamak bilmiyormuş gibi gelecektir. Perçem gibi ince bir tutam olmadığından, tiyatro perdesi görünümüne “merhaba” deyin!

Kakülün “normal” olarak kabul edilebilecek bir uzunluğa ulaşması 4 ayı bulabilse de; ben yaklaşık 8 aya kadar memnun edici bir görüntüye ulaşmadığını düşünüyorum. En zorlu dönem kesinlikle ilk 2 ay! Gözünüzün içine giren saç tutamlarına hazırlıklı olmak gerek.

Kulağa o kadar da kötü gelmesin!

Bu yazıyı kakülün eksi yanlarından bahsetmek için kaleme aldığımdan kulağa biraz kakülü kötülüyormuşum gibi gelebilir. Kaküllerimi uzun bir süre severek kullanıp, hem bakımından hem de stilinden sıkıldığım için vazgeçme kararı almıştım.

Toplam Okunma : 32Bugün : 1

Paylaş :

Leave A Comment